YOKSULLUĞA PEJÖRATİF YAKLAŞIM
Yıllarca yoksullukla mücadele diye diye yoksullaştık. Mücadele ettikleri aslında yoksulluk degildi. Daha da yoksul bir toplum yaratmaktı.
Tarih: 5.10.2018 08:51:04 / 1395okunma / 0yorum
Mehmet Sebih Altun

 

Yoksul kimse haksızlık karşısında isyan edemezdi. Her söyleneni yerine getirir, ufak bir umut karşısında yıllarca sömürülebilecekti. Sesi çıkmazdı. Bir ekmek versen yeterdi. Şükür ederdi. Zengin trilyonlarla oynayınca onun hakkı olur, ama fakir ekmeğin yanında ayran alınca göze gelirdi. Şımarır diye çok görülürdü. 
 
Böyle devam etmeliydi. Halk yoksul kalmalıydı . Arada bir bir kaç yüz lira para verilince mahçup düşer istenileni yapmak zorunda kalırdı . 
 
Halk yoksul kalmalıydı. Birileri yoksul kalmalıydı ki zenginler daha fazla kazanmalıydı . İşçi gözünü açmamalıydı. Hakkını aramamalıydı . Hep parası olanın sözü geçmeliydi . 
 
Zaten dünyanın düzeni de bunun üzerine kurulu degil miydi?  Dünyanın yarısı açlıkla, yoksullukla mücadele ederken diğer yarısı olması gerektiğinden çok daha fazla para harcıyor daha rahat ve lüks bir hayat yaşıyordu. Aç kalan çocukların rızkını daha fazla rahat yaşaması için dünyanın bir bölgesine gitmiyor muydu? 
 
Bizim insanımızda da bu ego vargücüyle devam ediyor. 
Bir zamanlar feodal yapı aynı kararlılıkla halkı sömürüyordu. Halkın bilinçlenmesini istemiyor her şeyi onlardan öğrenmelerini istiyordu . Okumayan cahil kalan her zaman birilerin kirli oyunları için bulunmaz nimetti. Maraba çalışır ağa yerdi. Belki de o düzeni kuran büyük mertebeye sahip insanlardı. Kendi güçlerinin ulaşamadığı yerlere bunları devreye koyuyordu. Kim bilir belki de o dönemlerin hükümetleri  yaratmıştı feodalizmi. Onların daha fazla işine geliyor istedikleri gibi manipüle ediyorlardı . 
 
Şimdi büyük sehirlere sözümona  medeniyete ulaştı insanlık. Köyler boşaldı . Her aileden en fazla bir kişi bazılarında hiç kimse kalmamıştı köylerde. Eskiden ağalar paşalar siyasilerin sömürüsü altında olan insanlar, şimdi büyük  şehirler de zengin baronların insafına kalmış. Aslında değişen hiç bir şey yok. Köylerde ki feodal yapı ile şehirlerde ki kapital yapı arasında ne fark var ki? İkiside sömürü üzerine kurulu değil mi? 
 
İşte yoksul olmak köle olmaktır bazılarına göre. Köleleştirme politikası her zaman olduğu gibi bu günde devam ediyor . Hep halkın büyük kısmı bilerek yoksul bırakılıyor. Emre itaat etmeleri için bu bir zaruriyetti. Özgür olmak her zaman için kimilerine göre yok olmaktı. Halk özgür olmamalı. Hep kısıtlanmalıydı. Halk fikirlerde, düşüncelerde, inançlarda, ekonomik ve sosyal anlamda yoksul olmalıydı. Tabiri caizse gözünü açmamalıydı . Bu kadar pejöratif bir bakış açısı ile bakılan, kapitalizmde alt tabaka diye anılan kesim, yüzyıllardır süregelen sömürü düzenine yenik düşüyor ve böyle devam ettikçe de aşağılanmaya devam edecekti. 
 
Yoksulluk belki de birileri için bir ilaçtı. Ne yaparsa yapsın, hangi yolu denerse denesin insanları bu kadar kendine mecbur bırakmazdı . Kontrol etme mekanizması kendileri oluyordu . 
 
Yoksulların yaptığı her şey suç olarak sayılırdı. Zengin sevince aşk, fakir sevince namusa göz koymak olurdu. Zengin hata yapınca görünmez ama fakir yapınca recm edilirdi. Kanunlar her zaman fakirlere işler zenginler parasıyla suç işler ve yine parasıyla dışarı çıkardı. Adalet denilince sadece fakirlere uygulanır zenginlere her şey serbest olurdu. Böyle bir düzenin kurulduğu bir geleceğe emin adımlarla ilerlemesini biliyorlardı. Kanun bile zenginlerden yanaydı. Aç kalınca bir ekmek çalana yıllarca hapis, zengin milyarlarca lirayı devletten kaçırınca görünmezdi . 
 
Yoksulluk ile mücadele değil bilakis onunla yaşanmalıydı. Zamanla farklılaştı tabii ki. Alan değiştirdi bu güruh. 
 
Kontrolsüz teknoloji cepleri boşaltmayı başarıyor şimdilerde . Asgari ücret alanlar iki maaşıyla bir telefon alır aldığı maaşı da faturalara ödemeye mecbur bırakılıyor. Iki yıllık maaşıyla ucuz diye bir araba alır maaşını vergiye benzine sigortaya veriyor gözüne bile gelmiyor. Halk refaha ulaşmıyor aslında yoksullaştırılıyor haberleri yok. Halk sömürülüyor. İliğine kadar borçlu bırakılıyor. Para olmadan alışveriş yapmaya alıştırılıyor. Kredi kartı adı altında gelecekte ki emeği sömürülüyor ama farkında bile değil.
 
Halk zengin değil. Refahı da huzuru da yok. Geçici heveslerle sadece ileriye taşıyor yoksulluğu. 
 
Harama bulaşmayan hiç kimse yok neredeyse. Devlet bile harama alıştırır halkı . Yüksek faiz oranlarıyla cazip gösteriyor haramı. Kimse harama haram diyemiyor çünkü . Din adamları bile ayetlerle sabit olan sömürüyü haramı faizi anlatamıyor. Anlatınca inandırıcı olmuyor. Çünkü aldığı maaş bile devletin faizden, alkolden aldığı vergiden, genelevlerinden aldığı vergiden ödüyor maaşları. 
 
Aslında halk her anlamda yoksullaştırılıyor. Sadece ekonomik anlamda değil, kültürel anlamda, ahlâkî anlamda, inançsal anlamda sömürülüyor yoksullaştırılıyor. 
 
Bitiyoruz. Yok oluyoruz. Tüm duygularımızla mevte gidiyoruz. Müslümanlığı yaşamadığımızı değil insan olarak yaşamadığımızı anlatmaya çalışıyorum. Bizi yok ediyorlar . Yoksulluğa mahkum ediyorlar. Her anlamda mahkum ediyorlar. 
 
Bunun bilincine varmamız dileğiyle. 
 
Sevgi ile kalın. 
 
 
Mehmet Sebih Altun 
Anahtar Kelimeler: YOKSULLUĞA, PEJÖRATİF, YAKLAŞIM
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
ÜLKE DE KRİZ MRİZ YOK (20 Eylül 2018 - Perşembe)
OLSUN, NE OLACAK Kİ? (12 Ağustos 2018 - Pazar)
KARMAŞIK ZİHİNLE YOK OLAN GÜVEN (04 Ağustos 2018 - Cumartesi)
DÜNYAYI YARINA UMUTLA BIRAKIN (27 Temmuz 2018 - Cuma)
KUTSALLIK ADLEDİLEN GERÇEK-DIŞI İNANIŞLAR 1 (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
BİZ HER ŞEYİ YANLIŞ ANLADIK (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
SOSYALİZASYON DA TEHLİKE ÇANLARI (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
TOPLUMUN DEĞİŞEN YARINLARI (02 Temmuz 2018 - Pazartesi)
NİHAYET BAŞARDINIZ..! (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
ÖZGÜRKEN, SANAL HAYATIN ESİRİ OLMAK (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
SİYASET EVLERE GİRMESİN (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
KİM-YASAL GÖRÜŞLÜ İNSANLAR (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
BIRAKIN DA BAHAR GELSİN (31 Mart 2018 - Cumartesi)
EGOİST DÜŞÜNCELER VE İNANÇLAR (20 Mart 2018 - Salı)
BEYİNLERI VE RUHLARI ESİR ALMAK (16 Mart 2018 - Cuma)
TEKNOLOJİYE ESİR OLMAK (14 Şubat 2018 - Çarşamba)
SESSİZ ÇIĞLIKLAR DÜNYASI (04 Şubat 2018 - Pazar)
ADAVETLE ADALET OLMAZ (16 Ocak 2018 - Salı)
VİCDANLARIN BİRLİĞİ (09 Aralık 2017 - Cumartesi)
HAYAT EKSİ İKİ BUÇUK (Birinci Bölüm ) (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
GELECEĞE UZANAN TEHLİKELER (04 Kasım 2017 - Cumartesi)
YENİ JENERASYON MANİFESTOSU (27 Ekim 2017 - Cuma)
MODERN KÖLELİK PARADOKSU (22 Ağustos 2017 - Salı)
Günümüz İnsan Düşünceleri (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
BEKLENTİLER VE GERÇEKLER (13 Ağustos 2017 - Pazar)
Evrende Güzel-Çirkin Algısı (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
NE GEREK VAR (22 Temmuz 2017 - Cumartesi)
MUTLULUĞA KAPATILAN KAPILAR (2 (21 Mayıs 2017 - Pazar)
MUTLULUĞA KAPATILAN KAPILAR (1) (09 Mayıs 2017 - Salı)
TOPLUMSAL MANİPÜLASYONLAR (2) (24 Nisan 2017 - Pazartesi)
TOPLUMSAL MANİPÜLASYONLAR (1) (02 Nisan 2017 - Pazar)
HAYATIN ACIMASIZ YÜZÜ (23 Mart 2017 - Perşembe)
Yaşam Ve Sevginin Birlikteliği (12 Mart 2017 - Pazar)
BAHAR GELMELİ (05 Mart 2017 - Pazar)
EVET HAYIR FANATIZMİ.. (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
GÜNÜMÜZ DÜŞÜNCE EVRELERİ 1 (06 Kasım 2016 - Pazar)
KENTSEL DÖNÜŞÜMDE KAYBOLAN HAYATLAR (26 Ekim 2016 - Çarşamba)
DAYATILAN YENİ YAŞAM NORMLARI (17 Ekim 2016 - Pazartesi)
İÇ SAVAŞ TELLALLARI VE PATLAMALAR (23 Ağustos 2016 - Salı)
SAVAŞLAR VE İNSANLIK (16 Ağustos 2016 - Salı)
EĞER DARBE OLSAYDI..! (29 Temmuz 2016 - Cuma)
Bu Baharda Barış Olmalı (13 Mart 2016 - Pazar)
Tek Kullanımlık Hayat Hakkı (06 Mart 2016 - Pazar)
Kentsel Dönüşümün Rantsal Hikayesi (23 Şubat 2016 - Salı)
Savaş Mı? Barış mı? (07 Şubat 2016 - Pazar)
Yeniden Başarabiliriz..! (31 Ocak 2016 - Pazar)
Barış Mahkum, Savaş Dışarda...! (18 Ocak 2016 - Pazartesi)
Adalet Yoksa, Adavet Olur..! (16 Ocak 2016 - Cumartesi)
BIRAKIN KAVGAYI, HÜMANİZMDE BİRLEŞELİM (09 Ocak 2016 - Cumartesi)
Suriye´leştirilmeye Doğru (03 Ocak 2016 - Pazar)
Sayfa:
KYK 3000 İşçi Alacak
KYK 3000 İşçi Alacak
KYK, 406´sı Engelli ve 330´u Eski Hükümlü Olmak Üzere 3000 işçi alacak
Diyanet´e 9 bin 500 kişi alınacak
Diyanet´e 9 bin 500 kişi alınacak
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, ´Geçtiğimiz 6 ay öncesinde 3 bin Kuran kursu öğreticisi aldık. 6 bin imam aldık, 500 müezzin aldık. 9 bin 500 kişi. İnşallah önümüzdeki aylarda bir 9 bin 500 kişiyi daha kadrolarımıza katmış olacağız.´ dedi.
Eyüpsultan Belediyesi 25 zabıta memuru alacak
Eyüpsultan Belediyesi 25 zabıta memuru alacak
İstanbul Eyüpsultan Belediyesi 25 zabıta memuru alacak
İŞKUR 2 Bin 219 Personel Alacak
İŞKUR 2 Bin 219 Personel Alacak
İŞKUR, bin 78 büro personeli, bin 141 İMD olak üzere toplam 2 bin 219 sözleşmeli personel alacak.
KTÜ 15 Personel Alacak
KTÜ 15 Personel Alacak
Karadeniz Teknik Üniversitesi 15 Akademik Personel Alacak
Sözleşmeli 200 personel alacak
Sözleşmeli 200 personel alacak
Adli Tıp Kurumu sözleşmeli 200 personel alacak
Adalet Bakanlığı 14 bin 444 personel alacak
Adalet Bakanlığı 14 bin 444 personel alacak
Adalet Bakanlığı binlerce personel almak için ilana çıktı
Uludağ Üniversitesi Eleman Alacak
Uludağ Üniversitesi Eleman Alacak
O üniversite 149´u hemşire toplam 191 sağlık personeli alacak!
Göç İdaresi Genel Müdürlüğü 335 Sözleşmeli Personel Alacak
Göç İdaresi Genel Müdürlüğü 335 Sözleşmeli Personel Alacak
Göç idaresi personel alımı için ilana çıktı.
Tarım İşletmeleri sözleşmeli 150 personel alacak
Tarım İşletmeleri sözleşmeli 150 personel alacak
TARIM İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATINDA
Aile Bakanlığı 155 Personel Alacak
Aile Bakanlığı 155 Personel Alacak
Aile Bakanlığı, 20 ilde, proje kapsamında 155 personel alacak
Kara Kuvvetleri Uzman Erbaş Alacak
Kara Kuvvetleri Uzman Erbaş Alacak
Milli Savunma Bakanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı Uzman Erbaş alım ilanı yayınladı
TÜM İLANLAR
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İstanbul
Sağanak
Bugün
18 / 15 °C
Fırtına
Perşembe
16 / 10 °C
Güneşli
Cuma
16 / 8 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Yufka ile yapılan böreklerde tepsiye yaydığınız yufkaların üzerine eritilmiş margarin ve sütten oluşmuş karışımı dökerseniz böreklerinize ayrı bir lezzet katarsınız. Yufka ile yaptığınız böreklerin üstüne, böreği fırına vermeden önce bir yumurtayı, bir ş

Börek Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları
Sen insana ulaşmadan Allah’ı nasıl arıyorsun?.

Hz. Muhammed
Kahve kelimesi, Arapça´da “çekirdeğin şarabı” anlamını taşımaktadır.

KIRK YILLIK KAHVE
1992 Türkiye´nin ilk özel hava alanı olan ´´Hezarfen´´, İstanbul Büyükçekmece´de hizmete girdi.