Kentsel Dönüşümün Rantsal Hikayesi
Tarih: 23.2.2016 23:22:36 / 718okunma / 0yorum
Mehmet Sebih Altun

 Kentsel dönüşümün başlamasıyla inşaat sektörü açısından
inanılmaz bir fırsat elde edildi.Sırf bu proje için farklı bir
bakanlık dahi kuruldu.Bu  bakanlıkı tamamen kentsel dönüşümün hızla
yayılmasını ve depreme dayanıklı olmayan binaların bir an önce yıkılıp
yerine depreme dayanıklı yapıların oluşturulması için önemli
mesafelerin kaydedilmesi konseptini geliştirilmekti.Bu argümanda
ilgili bölgeler değerinin iki katına çıkması da kaçınılmazdır.Böyle
bir durum da mal sahipleri de doğal olarak büyük bir servet sahibi
olmuş oldular bir anda.
              Bu heyecan devam ederken bir yandan da firmalar bir bir
ortaya çıkarak projelerini sundular.Halkta bir anda böyle bir değere
sahip olunca uyanık davrandılar tabi.Firmaları sıkıştırıp daha fazla
yer kapma yarışına girdiler kendilerince.Oysaki karşılarındaki
firmalar bu işi  her kılıfını bilen, her harikükarda kendilerini
muhakkak haklı çıkarabileceklerini unutmuş olmalılar.
             Her neyse kentsel dönüşüm bir rant dönüşüme doğru
sürüklenmesinin sebebi bu projeyi organize eden parlamento nun
uygulama aşamasını sadece firmalara bırakmış olması düşündürücü.Hiç
bir denetim birimi olmamakla beraber her firma ve firma olduğu
zannedilenler kol geziyor bu bölgelerde. Kimi firmanın 3 daire verdiği
arsaya başka firma 5 daire verebiliyor.Oysa halk hangisinin doğru
hangisinin yanlış olduğunu idrak etmesi çok zor bu durumda.Bir nevi
gayriresmi açık artırma üsulu. Bir çok firma imzayı nasıl alabirimin
peşinde.
             Böyle bir ortamda sağlıklı karar vermek ne kadar doğru o
da tartışılır açıkçası.Hele bir de bunu duyan dolandırıcıların yaptığı
türlü entrikalar halkı iyide iyiye huzursuz etmeye başladı.Her gün
yüzlerini dahi görmedikleri insanların kapılarına gelip
"Bakanlıktan yetki aldık. Bize tabi olun. Yoksa Bakanlık sizin
evlerinizi yıkıp kapı dışarı edecek." demeleri insanları tedirgin
ediyor.Yasal boşluklardan faydalanan bu dolandırıcıları denetleyen bir
resmi sistemde yok zaten.Tapularını kurtların eline vermek istemeyen
halk ne yapacağını şaşımış durumda.Böyle bir durumda halkın artık
güven konusunda derin bir sarsıntı yaşadığı aşikardır.Nerden geldiği
ve kimlerin paravanlığını yaptığı pekte belli olmayan bu tiplerin bir
an önce kontrol altına alınmaları gerekir.Bu yasal boşluğun bir an
önce doldurulup bu tür vakalara mahal vermemek adına gereğin yapılması
zaruridir.
             Şimdi işin rant kısmı nerden kaynaklanıyor?
             Kentsel döşümün de asıl amaç depreme,sellere ve her türlü
doğal afetlere karşı sağlam yapıların oluşturulması esasını
benimsemektir.Bu konu da hemfikiriz sanırım.
             Peki ya bu konseptin dışına çıkılırsa bu dönüşüm kentsel
dönüşüm olmaktan çıkmaz mı?
             Bir nevi rantsal dönüşüm olmaz mı?
             Bence bunlar düşünülmesi gereken konulardır. Sadece
birileri zengin olsun mantalitesi ile yola çıkılması hem projenin
özüne zarar verir hemde  ne kadar tehlikeli sonuçlar doğuracağını
ortaya koyar.
            Çünkü ülkemizde uygulanan kentsel dönüşümün hiç bir
şekilde ne bilimsel ne de toplumsal temellere dayandığını söylemek
olanaksız olduğunu üzülerek belirtmek istiyorum. Böyle yanlış
yaklaşımlar ve yöntemler hem halkın mağdur olması açısından hemde
kentsel dönüşümün uygulandığı kentlere yarar yerine zarar vermesi
açısından dikkat edilmesi gereken konulardır.Bunlara dikkat edilmediği
sürece kensel dönüşümün insan hayatı,ekonomi anlamda yarar sağlayıcı
özelliği ve sosyal anlamda bir gelişme sağlanması mümkün olmayacaktır.
            Geçen aylarda Samsun ve çevresinde meydana gelen sel
felaketlerinden sonra evlerinde boğularak hayatını kaybeden insanlar
ülke olarak hepimizi derinden sarsmıştı.Devletin kurumunun yapmış
olduğu yapılar insanların boğulmasını sağlayan bir yapı prensibini
uyguluyorsa Devletin denetimi dışında yapılan yapılar nasıl bir sonuç
doğuracağını tahmin bile etmek istemiyorum.Çünkü ekonomik ve fizksel
açıdan yapıların şaşalı olması sağlam olduğu anlamına gelmiyor
maalesef.Bu da işin rantsal özelliğini çok acı bir şekilde ortaya
koymaktadır. Yapıların  sosyal, coğrafi, iklimsel, işlevsel olması,
ekonomik şartlardan daha önemli olması gerekir.
           Yapılar yapıldığı bölgelerin her türlü doğal şartlarına
uygun olması gerekir. Yoksa Samsun da ki örmeğin tekrarlaması
kaçınılmazdır.Depreme dayanıklı yapılar yapılacak diye insanları
depremden değil selden öldürmeyin.Tüm kurum ve kuruluşları bu konuya
duyarlı olarak hareket etmeleri konusunda önemle rica edyorum.Bu
yapılar halk için yapılıyorsa halk orda hayatını kaybettikten sonra
hiç bir anlam taşımaz.Devletin bu konuda kendi insitiyatifini
kullanarak firmaları denetleyici bir kuruluş kurması zorunlu
görülüyor.Hem dolandırıcılara mahal vermemek hemde yapıların üsulune
göre yapılıp yapılmadığını denetlemek için böyle bir kuruluşa
gerçekten ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

Herkese sağlam yapılarda hayatını geçirmesi temennisiyle...

esenkalın...

Anahtar Kelimeler: Kentsel, Dönüşümün, Rantsal, Hikayesi
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
HAYAT EKSİ İKİ BUÇUK (Birinci Bölüm ) (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
GELECEĞE UZANAN TEHLİKELER (04 Kasım 2017 - Cumartesi)
YENİ JENERASYON MANİFESTOSU (27 Ekim 2017 - Cuma)
MODERN KÖLELİK PARADOKSU (22 Ağustos 2017 - Salı)
Günümüz İnsan Düşünceleri (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
BEKLENTİLER VE GERÇEKLER (13 Ağustos 2017 - Pazar)
Evrende Güzel-Çirkin Algısı (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
NE GEREK VAR (22 Temmuz 2017 - Cumartesi)
MUTLULUĞA KAPATILAN KAPILAR (2 (21 Mayıs 2017 - Pazar)
MUTLULUĞA KAPATILAN KAPILAR (1) (09 Mayıs 2017 - Salı)
TOPLUMSAL MANİPÜLASYONLAR (2) (24 Nisan 2017 - Pazartesi)
TOPLUMSAL MANİPÜLASYONLAR (1) (02 Nisan 2017 - Pazar)
HAYATIN ACIMASIZ YÜZÜ (23 Mart 2017 - Perşembe)
Yaşam Ve Sevginin Birlikteliği (12 Mart 2017 - Pazar)
BAHAR GELMELİ (05 Mart 2017 - Pazar)
EVET HAYIR FANATIZMİ.. (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
GÜNÜMÜZ DÜŞÜNCE EVRELERİ 1 (06 Kasım 2016 - Pazar)
KENTSEL DÖNÜŞÜMDE KAYBOLAN HAYATLAR (26 Ekim 2016 - Çarşamba)
DAYATILAN YENİ YAŞAM NORMLARI (17 Ekim 2016 - Pazartesi)
İÇ SAVAŞ TELLALLARI VE PATLAMALAR (23 Ağustos 2016 - Salı)
SAVAŞLAR VE İNSANLIK (16 Ağustos 2016 - Salı)
EĞER DARBE OLSAYDI..! (29 Temmuz 2016 - Cuma)
Bu Baharda Barış Olmalı (13 Mart 2016 - Pazar)
Tek Kullanımlık Hayat Hakkı (06 Mart 2016 - Pazar)
Savaş Mı? Barış mı? (07 Şubat 2016 - Pazar)
Yeniden Başarabiliriz..! (31 Ocak 2016 - Pazar)
Barış Mahkum, Savaş Dışarda...! (18 Ocak 2016 - Pazartesi)
Adalet Yoksa, Adavet Olur..! (16 Ocak 2016 - Cumartesi)
BIRAKIN KAVGAYI, HÜMANİZMDE BİRLEŞELİM (09 Ocak 2016 - Cumartesi)
Suriye´leştirilmeye Doğru (03 Ocak 2016 - Pazar)
Sayfa:
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:49 13:00 15:32 17:52 19:23
İstanbul
Sağanak
Bugün
9 / 7 °C
Bulutlu
Salı
11 / 7 °C
Parçalı bulutlu
Çarşamba
12 / 7 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bayatlamış ekmeklerin üzerine su serpin ve folyo kağıda sarıp 5-10 dakika fırınlayın. Böylece taptaze olacaktır.

EV KADINI
Sen insana ulaşmadan Allah’ı nasıl arıyorsun?.

Hz. Muhammed
Mide asidiniz bir jileti eritebilecek güctedir

İNSAN VÜCUDU
1961 Türkiye´de ilk koalisyon hükümeti, Başbakan İsmet İnönü tarafından Adalet Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi´ne mensup bakanlarla kuruldu.