Biz müslümanlar neden bu haldeyiz?
Tarih: 27.12.2015 23:29:58 / 553okunma / 1yorum
Ahmet Gürbüz

Ne var halimizde diyorsanız biz müslümanların içinde bulunduğu bu durumu da normal, kabul edilebilir hatta beğenilir kabul ediyorsunuz demektir. Peki dünya müslümanlarına bakınca ne görüyorsunuz. Hiç farketmez güneyden kuzeye, doğudan batıya müslüman ahalinin son 150 yıldır(100 yıl geriye daha götürebilirsiniz) hali hemen her sahada perişandır.

2013 yılndaki manzaraya kısaca bir göz atalım.


siyaseten müslümanlar perişan haldedirler. siyasi bir birlik kuramadıkları gibi bir araya gelerek siyasi bir irade beyanında bulunacakları platformlardanda geleceğe ilişkin umut verici bir ışık görünmemektedir. İTÖ, Arap birliği vb. kuruluşlar müslüman ahalinin bir numaralı gündem maddesi olan konularda bile ortak siyasi irade beyanından bulunmaktan acz içindedirler. Yarım asrı geçen İsrail  meselesi çözülmeyi beklerken yurtlarından çıkartılan Filistinli müslümanların derdine çare üretilemedi. Afganistan´ın Rus işgalinden sonra batılı güçlerin yaz boz tahtasına çevirerek Yüzbinlerce müslümanın katledilmesi ve hala katlediliyor olması hali devam etmekte. Çeçenistan ve kafkas müslümanları paramparça. Balkanlarda Bosna ve kosava ve sancak müslüman ülkeler açısından hem bu dünyada hemde ahirette yakalarından düşmeyecek acılar barındırıyor. Asya ülkelerinden Filipinler´de, Myanmar´da Gözyaşı sel gibi akmakta, çocuklar Myanmarda sırf müslüman olduklarından dolayı diri diri yakılmakta. Pakistan her gün mezhep gerilimlerinin ve siyasi iç karışıklıklarının bombalamalarla ve intihar girişimleri ile kan gölü. Irak, Amerikan işgali sonrası mezhep savaşlarının her gün can aldığı kızgın bir arena gibi. Suriye her gün ölmekte, her gün kendini sokan akrep gibi yüreğimizi dağlamaya devam ediyor. Mısır iç siyasi çekişmelerle patlamaya hazır bomba gibi diken üstünde. Libya, tunus cezayir, nijer,sudan ve hemen bütün Afrikanın müslümanları acı ve sefalet içinde. Hemen hangi müslüman ülkeleri ele alırsanız alın hepsinde derin siyasi sorunları görürsünüz.
Ekonomik açıdan müslümanlar perişandırlar. Yeraltı ve yer üstü kaynaklar bakımından dünyanın merkezinde olmamıza rağmen fakirlikle ve sefalet içinde boğumkatayız. Müslüman ülkeler ekonomik açıdan gelişememişlerdir. Müslümanların tamamının üretimi bir Almanya nın üretimi kadar bile olamamaktadır.
Askeri açıdan müslümanlar perişandır. Orduları zayıf ve dış düşmana karşı değilde kendi halklarına ve komşu müslüman ülkelerle savaşmaya proğramlandırılmışlardır adeta. Bir çok islam ülkesi en basit kendi özgün üretimi olan bir piyade tüfeğini dahi üretemememktedir. Bütün savaş malzemeleri batılı ülkeler tarafından satılmaktadır. Batının silahı ile batı ile nasıl mücadele edilir yada edilebilinir mi ve ne kadar caydırıcı olunur bilinmez ama bunu dert eden müslüman ülkelerin askeri ne kadr vardır oda ayrı bir konu.
bilim ve sanat açısından müslümanlar perişandır. Son  3 asırdır müslümanlar dünya bilim sahasında bilim üretme faaliyetinden uzak kalmışlardır. Bilim üretme ve bilim adamı yetiştirme imkanlarını geleneksel yoldan temin etmeyi terkeden müslümanlar eğitim sisitemlerini batılı modern tarza uyarladılar. Son yüzyıllık taklit bilimde bizi nereye taşıdı tartışılır.
Daha bir çok başlık belirlenir ve hemen her bir hususta perişan oluşumuz sıralanabilir. Amacımız müslümanların perişan halini aktararak ümitsizliğe düşmek ve korkuyu derinleştirmek değil. Tam tersine içinde bulunduğumuz durumla yüzleşmek ve bazı tesbitler yaparak bu durumdan çıkış yolları aramaktır.
Şuna emin olun ki, kendi kültürel kodları açısından batı, bilimsel, felsefi alanda varabileceği en üst noktaya  ulaşmış ve düşüşe geçmiştir. Dünyayı bu çıkmaz ve tıkanıklıktan kurtaracak düşünce ve potansiyel islamın damarlarında dolaşmakta fakat günümüz müslüman kafası ve beyni son iki yüz yıllık sersemliği ile hala ayıkmayı beklemektedir.
Batı bugünkü hali ile, dünyayı taşıma mecalini her geçen gün yitirmektedir. Geçmişin kendisine sunduğu avantajları devşiren batı, siyasi, ekonomik ve felsefi alanda yaşadığı daralmaya bilimsel daralmada eklenince düşüşünün hızı artacaktır. Ya batı bugünkü tıkanmışlığını aşmak için doğu milletlerinin inancından ve düşüncesinden yardım alarak varlığını sürdürme çabasını kabullenecek, kibrini yenecek, yada kibri ile bugünkü halini koruma yolunu seçerek varlık sahasından çekilecektir.
Müslüman toplumlar açısından ise mesele, düştüğü ve kaybettiği yerde bilimsel aklı yeniden bulacak ve bilim üretebilecek düşünceye alan açacaktır yada bugünkü mezhep ve etnik bölünmüşlük üzerinden kavga ederek itikadi tartışmalarla kendi enerjisini tüketerek dünya sahnesine çıkma imkanlarını tüketecektir.


Anahtar Kelimeler: müslümanlar, neden, haldeyiz
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
musa inci
18.2.2016 13:14:22
carelerini yazabilirdin.avrupanin gelir kaynaginin sömürü oldugunu belirtebilirdin.müslümanin psikolojisini bozacak bir yazi
Yazarın Diğer Yazıları
Bayramı hak Ediş ve İdrak Sorunumuz. (06 Temmuz 2016 - Çarşamba)
Sayfa:
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:02 07:41 13:28 16:29 18:57 20:24
İstanbul
Bulutlu
Bugün
11 / 6 °C
Güneşli
Perşembe
13 / 7 °C
Rüzgarlı
Cuma
14 / 9 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Etin pişerken dağılmaması için suyuna birkaç damla sirke koyun. Etin suyunun berrak olması için üstünde oluşan köpüğü bir kevgir ile temizleyin.

Et Yemekleri Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları
Günün adamı olmaya çalışma,hakikatin adamı olmaya çalış.Çünkü gün değişir hakikat değişmez

Kahve kelimesi, Arapça´da “çekirdeğin şarabı” anlamını taşımaktadır.

KIRK YILLIK KAHVE
1950 Yüksek Seçim Kurulu kuruldu.