AĞAÇ VE İNSAN (düşündürücü fıkra )
Tarih: 4.4.2016 23:04:00 / 1026okunma / 0yorum
Mehmet Sebih Altun
Topraklar susamış yağmur bekliyor, yaz sıcaklığı kırkı geçmiş kavuruyordu ortalığı.Ağaçlar susuzluğa direniyor olabildiğine yaşamaya, yaprak açmaya, dallarında tatlı mı tatlı meyveler vermeye çalışıyordu.Gölgesinde yorulmuş bedenleri dinlendiriyor kıvamına gelmiş meyvelerini rüzgarın bahanesiyle acıkmış ve bir hayli halsizleşmiş bedenleri bir kurtarıcı edasıyla aşağı atıyor yüzlerin solgunluğunu gideriyordu.
     Ağaçlar seviyordu insanı. Kıyamıyordu acizliğine.Bütün maharetiyle ağızlara tat, havaya oksijen vermeye çalışıyordu.
     Biliyordu.! İnsanlar yemeden aç duramazdı.
     Havalar, her gün insanların tükettikleri ve üretim için kullandıkları makinaların aslında doğanın üretimine engel olduğu bir hengamda saçtığı zararlı maddeleri karıştırıp insanların nefes almasına mani olacak kadar kirleniyor ve bu görevi sadece ağaçlara verilmişti.Bütün damarlarında ki gücü temiz hava için kullanıyordu.
     İnsan, acıkmış olmasına rağmen kendisine atılan meyveyi yerken ağaca teşekkür edeceğine ona etrafta bulduğu en büyük taşla bir daha meyve yemek için ağacın zayıf dallarına atıyordu.Aşağı ardınsıra düşen meyveler artık midesinin doyduğu ve bir tane daha yemek için bile yer kalmayan insan bu defa üzerinde ki elbiseyi bir çuval niyetiyle bağlayıp bu sefer içini doldurmak için elinin ulaştığı ağacın dallarını aşağı çekiyor o da yetmiyor tüm gücüyle çektiği dallar artık kırılıyor ve üzerinde ki meyvelerle beraber yere düşürmeye çalışıyordu.
     Ağaç, gölgesinde yorulmuş açlıktan harap ve çaresiz olan insan attığı en güzel meyveden sonra artık kendini kurtaramıyor ve insanın vahşi hislerine karşı nasıl mücadele edeceğini düşünüyordu.Aç olduğunu anlayıp meyve veren ağaç neredeyse bütün damarlarını kaybetmek üzereydi.Ağaç, damarlarında ki acıyı hissetmiyor, diğer insanlar için çalışmaya ve meyve vermeye devam etmek için üzülüyor ağlıyordu.
     İnsan, üzerinde çıkardığı ceketini çuval gibi doldurmuş artık meyveleri koyacak yer kalmamıştı.Ama karnının tok olmasına rağmen meyveleri zorla tıkınmaya devam ediyordu.Hem karnı doymuş, hemde  bir haftadan fazla ona yetecek kadar meyve depolamıştı.Artık meyve koyacak yeri kalmamıştı.Arkasına bakarken bile hala ağaçtaki diğer meyveleri alamadığı için üzülüyor bir çuval daha bulursa onları da almayı düşünüyordu.Hatta ağacı komple kesip bütün meyveleri bir kaç çuvala doldurup onları satıp para kazanacağını düşünüyordu.
     Ağaç, çekip giden insan için o kadar seviniyordu ki yaşadığına şükrediyordu.Çünkü başka insanlar da gelecek ve ondan meyve alıp, gölgesinden faydalanacaktı.Bu ağaç için inanılmaz bir duyguydu.
     Zaman içinde ağaç koparılan dallarını sarmış iyileşip ham meyvelerini de pişmişti. Meyvelerini diğer insanlara da ulaştırmış bu seneki görevini bitirmişti.Artık bir daha ki baharı beklemek üzere kışı uyuyarak geçirmişti.
       
 
                                              * * * * * * * * * *  * * * * * * * * * * * * *
 
     Bahar gelmiş çiçeklerini meyveye dönüştürmüş ve havayı değiştirmeye devam ediyordu ağaç.Geçen sene meyve için dallarını kıran insan yeniden ağacın korkulu rüyası olmuş ve bu defa elinde bir kaç çuvalla gelmişti.Ağaç yemesi için verdiği bir meyveden sonra kendisinin hayatını sonlandıracağını düşünmediği insan bu defa çuvallarla beraber elinde baltayla da gelmişti.
     İnsan, elindeki baltayla ağacın köküne doğru vurmaya başladı.Ağaç, ağlıyor kendi lisanıyla neden ona bu rezilliği reva gördüğünü sormaya çalışıyordu.Bir kaç dakika sonra ağaç yere yığılmıştı.
     Ağaç bütün ağrılara rağmen halen insanlara nice yıllar meyve vereceğini ve gölgesinden faydalanacağını düşünüyor ve onu bütün bunlardan mahrum bırakan aç gözlü insana sitemler ediyordu.
     İnsan, ağacın bütün meyvelerini çuvala doldurduktan sonra dallarını da keserek odun diye alıp yükledikten sonra artık yavaş yavaş yol almaya başlamıştı.
     Ağaç bir daha meyve vermek için bir kaç sene beklemeliydi.Yeniden doğmak lazımdı.Bir daha kökünden dallar çıkarmaya ve yıllar sonra dallarında meyveler vermeyi planlıyordu.
     Bu seneyi bütün gücüyle bir kaç dal çıkarmaya çalışıyordu.Bu bahar, ağaç için acıların ve yok olmanın eşiğine gelme yılıydı.
     Yaz bitmiş ve ağaç bir daha ki sene daha çok çalışması gerekeceğini bildiği için erkenden uykuya dalmıştı.
                                      
                                           * * * * * * * * * * * * * * * * * * ** * * * * * * *
 
     Kış çok çetin geçmişti.Ağaçlar erkenden çiçekler açmış ve doğanın insana verdiği ceza yüzünden çiçekler düşmüş ve insana meyve veremiyordu.Ağaç, yeniden canlanmaya çalışıyor yıllar sonra eski halini almak için var gücüyle her boşluk olan yerden dallar çıkarmaya onları bütün gücüyle büyütmeye çalışıyord.
,    Yine o insan oradan geçiyordu.Yanında hiç bir şey yoktu.Ne çuval vardı nede balta.Ağacında kesilecek çok bir yeri de yoktu zaten.Yorgunluktan ve sıcaktan dayanamayan insan kestiği ağacın küçük dallarına sırtını dayamaya çalışıyordu.Ama kökü olmadığı için dallar zayıftı ve insan ağaca arzu ettiği gibi yaslanamıyordu. Sıcaklık kavuruyor ama ağacın dalları henüz yeterince uzamadığı için gölgelenemiyordu.Sıcaklıktan bezmiş olan insan aç ve susuz bir vaziyette yerlere uzanmıştı.Hayali olarak ağaç insanın rüyasına girmişti.
    ´ Ey insan.Beni hatırladın mı? Ben geçen senelerde sana açlığını gidermen için bir tane nefis meyve vermiştim.Sen o meyveyi yediten sonra daha fazla yemek için büyük taşlarla meyvelerimi dökmüş beni yaralamıştın.Hatta bir kaç dalımı kırmıştın.Sonra ki sene çuvallarla ve baltayla gelip kökümden kesmiştin beni.Ve ben hala o yaptıklarını onarmak için çalışıyorum ve sana şimdi çok ihtiyacın olan meyveyi veremedim, gölge ve yaslanabileceğin bir yer olamadım.´´
    ´Haklısın ey ağaç bir kaç yıl önce yaptığımın cezasını şimdi çekiyorum.Ve günlerdir aç ve susuzum.Sıcaktan saatlerdir duramıyorum.Bir gölgelik yer bile bulamadım.!´
 
     Bir kaç dakika içinde insan uyandı ve arkasında ki ağaca bakmaya başladı.Gözlerinde pişmanlık içinde gözyaşları süzülüyordu yanaklarından.Ve ağaçla konuşmaya başladı.
     ´Senden aldığım meyveleri pazara ulaştırmadan hepsi çürüdü ve satamadım.Dallarından yaptığım odunlar da dereden geçerken dereye kapılıp gitti.Senden aldığım hiç bir şey işime yaramadı.Senden af diliyorum.´ diyerek ağaca sarılıp gözyaşı döküyordu.
     Ağaç, kendi lisanıyla yaratıcıdan bu insan için bir kaç meyve verebilecek kudreti istedi.Yaratıcı bu insana meyve vermesi halinde önceki haline tekrar döneceğni söyledi.Ama ağaç gözyaşı döen bir varlığın yine aynı hatayı yapmayacağını söylüyordu ve bu insan için küçük dallarında meyveler vermeyi çok istediğini dua niyetiyle anlatmaya çalışıyordu.
     Yaratıcı, ağacın isteğini yerine getireceğini söyledi.İnsan yorgunluktan uyumaya başlamıştı.Yaratıcının emriyle küçük ağaç bir anda meyve doldu.Bütün dalları meyve ile donatıldı.Ağaç bu müjdeyi insana ulaştırmak için heyecanlıydı.Dallarında ki meyvelerden birini insanın yüzüne doğru atarak uyanması için uyarı veriyordu.
    Ve insan uyandı.Yüzüne düşen meyveyi bütün heyecanıyla ve açlığıyla yemeye çalışıyordu.Dallar henüz uzamamıştı ve insan aç gözlülükle ağaçta ki meyveleri yemeye başladı.Karnı doymuştu ama gözleri hala açtı.Bütün meyveleri almak için ağacın bütün dallarını yine koparıp kendiyle götürmek üzere kollarına alıp hızla uzaklaştı. 
     Yaratıcı ağaca sonunun böyle olacağını bildiğini ve ona söylediğini anlatmaya başladı.
     Ağaç, artık bu insanlara meyve vermek istemediğini ve ebediyen kuru bir ağaç olarak kalması için dua etmeye başladı....
     Ağaç sadece kurumuş bir kök olarak ebediyen dünyada kalmaya devam etti..Çünkü insan bu iyilikleri hak etmiyordu..
     Sevgi ile kalın..
     Mehmet Sebih Altun
Anahtar Kelimeler: AĞAÇ, İNSAN, düşündürücü, fıkra
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
VİCDANLARIN BİRLİĞİ (09 Aralık 2017 - Cumartesi)
HAYAT EKSİ İKİ BUÇUK (Birinci Bölüm ) (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
GELECEĞE UZANAN TEHLİKELER (04 Kasım 2017 - Cumartesi)
YENİ JENERASYON MANİFESTOSU (27 Ekim 2017 - Cuma)
MODERN KÖLELİK PARADOKSU (22 Ağustos 2017 - Salı)
Günümüz İnsan Düşünceleri (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
BEKLENTİLER VE GERÇEKLER (13 Ağustos 2017 - Pazar)
Evrende Güzel-Çirkin Algısı (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
NE GEREK VAR (22 Temmuz 2017 - Cumartesi)
MUTLULUĞA KAPATILAN KAPILAR (2 (21 Mayıs 2017 - Pazar)
MUTLULUĞA KAPATILAN KAPILAR (1) (09 Mayıs 2017 - Salı)
TOPLUMSAL MANİPÜLASYONLAR (2) (24 Nisan 2017 - Pazartesi)
TOPLUMSAL MANİPÜLASYONLAR (1) (02 Nisan 2017 - Pazar)
HAYATIN ACIMASIZ YÜZÜ (23 Mart 2017 - Perşembe)
Yaşam Ve Sevginin Birlikteliği (12 Mart 2017 - Pazar)
BAHAR GELMELİ (05 Mart 2017 - Pazar)
EVET HAYIR FANATIZMİ.. (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
GÜNÜMÜZ DÜŞÜNCE EVRELERİ 1 (06 Kasım 2016 - Pazar)
KENTSEL DÖNÜŞÜMDE KAYBOLAN HAYATLAR (26 Ekim 2016 - Çarşamba)
DAYATILAN YENİ YAŞAM NORMLARI (17 Ekim 2016 - Pazartesi)
İÇ SAVAŞ TELLALLARI VE PATLAMALAR (23 Ağustos 2016 - Salı)
SAVAŞLAR VE İNSANLIK (16 Ağustos 2016 - Salı)
EĞER DARBE OLSAYDI..! (29 Temmuz 2016 - Cuma)
Bu Baharda Barış Olmalı (13 Mart 2016 - Pazar)
Tek Kullanımlık Hayat Hakkı (06 Mart 2016 - Pazar)
Kentsel Dönüşümün Rantsal Hikayesi (23 Şubat 2016 - Salı)
Savaş Mı? Barış mı? (07 Şubat 2016 - Pazar)
Yeniden Başarabiliriz..! (31 Ocak 2016 - Pazar)
Barış Mahkum, Savaş Dışarda...! (18 Ocak 2016 - Pazartesi)
Adalet Yoksa, Adavet Olur..! (16 Ocak 2016 - Cumartesi)
BIRAKIN KAVGAYI, HÜMANİZMDE BİRLEŞELİM (09 Ocak 2016 - Cumartesi)
Suriye´leştirilmeye Doğru (03 Ocak 2016 - Pazar)
Sayfa:
SGK, 50 müfettiş yardımcısı alacak
SGK, 50 müfettiş yardımcısı alacak
Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanı Mustafa Apaydın, Twitter´dan yaptığı açıklamaya göre SGK 50 müfettiş yardımcısı alacak.
TEMSAN, 63 işçi alacak
TEMSAN, 63 işçi alacak
Temsan,işçi alımı için ilana çıktı
TCDD 295 işçi alacak
TCDD 295 işçi alacak
TCDD Daimi işçi alacağını duyurdu
Merkez Bankası ve BDDK 74 personel alacak!
Merkez Bankası ve BDDK 74 personel alacak!
Ekonomin kilit kurumlarının başında gelen Merkez Bankası ve BDDK toplam 74 personel alacak. 74 personelin 32´si BDDK´ya 42´si de Merkez Bankası´na alınacak. Merkez Bankası´na alınacak personelin 30´u ise güvenlik gürevlisi olacak. İki kurumun verdiği ilan
Yüksek Seçim Kurulu 715 Personel Alacak
Yüksek Seçim Kurulu 715 Personel Alacak
TBMM´de bu hafta içinde Yüksek Seçim Kurulu´nun (YSK) teşkilat yapısında değişiklik öngören teklif görüşülecek
THY Kabin Memuru Alım İlanı
THY Kabin Memuru Alım İlanı
Türk Hava Yolları A.O.´da Kabin Memuru Olarak Görev Yapacak Tecrübeli Bay / Bayan Çalışma Arkadaşları Arıyoruz.
60 Uzman Yardımcıs Alınacak
60 Uzman Yardımcıs Alınacak
BDDK 69 uzman yardımcısı alacak
Jandarma 222 Memur Alacak
Jandarma 222 Memur Alacak
Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı 222 memur alacak
300 Bekçi Alınacak
300 Bekçi Alınacak
Hatay İlçe Kaymakamlıklarına Bekçi Alım İlanı
Sözleşmeli Jandarma Uzman Erbaş alınacak
Sözleşmeli Jandarma Uzman Erbaş alınacak
İçişleri Bakanlığı, Jandarma Komando ve Jandarma Asayiş birliklerinde istihdam etmek üzere Sözleşmeli Jandarma Uzman Erbaş alacak
İstanbul´a 2 Bin Bekçi Alınacak
İstanbul´a 2 Bin Bekçi Alınacak
İstanbul Valiliğine ve bağlı kaymakamlıklarına lise, önlisans ve lisans mezunu 2 bin bekçi alınacak.
Halkbank 1295 Kişi Alacak
Halkbank 1295 Kişi Alacak
Halkbank, 1000´i servis görevlisi olmak üzere 1295 kişi alacak
TÜM İLANLAR
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:26 08:12 13:08 15:29 17:47 19:20
İstanbul
Bulutlu
Bugün
15 / 12 °C
Güneşli
Perşembe
15 / 11 °C
Rüzgarlı
Cuma
15 / 12 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Kek hamurunun piştikten sonra kalıptan rahat çıkması için 10 dakika bekletin. Fırına sürdüğünüz kek kalıbının yanmasını önlemek için kalıbın altına biraz tuz koyabilirsiniz.

Hamur İşi Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları
"Ne kadar zengin olursan ol yiyebileceğin kadar yersin. Testiyi denize daldırsan alabileceği kadar alır, gerisi kalır."

Mevlânâ
Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir.

DÜNYAMIZ
1983 45. Türkiye Cumhuriyeti Hükümet 1. Özal Hükümeti (13 Aralık 1983 - 21 Aralık 1987) göreve başladı.