Diyanet Ramazan Öncesi Soruları Cevapladı
Ramazan ayında Diyanet´e en çok sorulan sorular
Tarih: 14.5.2018 08:57:35/ 2613okunma / 0yorum

 

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, vatandaşların inanç, ibadet, ahlak ve sosyal hayat ile ilgili sorularını yanıtlıyor. Güncel fetva, karar ve mütalaa veriyor. İşte Ramazan ayıyla ilgili en çok sorulan sorular ve cevapları.

CEVAP: Ağız ve burundan alınıp mideye ulaşan her şey orucu bozar. Bu itibarla, ağız kokusunu önlemek veya diş ağrısını gidermek maksadı ile ağza sıkılan sprey ve benzeri maddeler yutulur da mideye ulaşırsa orucu bozar, yutulmazsa bozmaz. Günümüzde üretilen sakızlarda, ağızda çözülen katkı maddeleri bulunduğundan, ne kadar dikkat edilirse edilsin bunların yutulmasından kaçınmak mümkün değildir. Bu sebeple bu tür sakız çiğnemek orucu bozar (İbn Âbidîn, Reddü´l-muhtâr, III, 395, 396). Öte yandan, hangi sakızın orucu bozmayan türden olduğu bilinemeyeceğinden oruçlu iken sakız çiğnemekten sakınılmalıdır.

 

CEVAP: Vücuttaki kılların hangi yolla olursa olsun alınması orucu bozmaz. Çünkü oruç, bir şey yemek, içmek ve cinsel ilişkide bulunmaktan dolayı bozulur. Kıl almak veya aldırmak bunların kapsamında olmadığından orucu bozmaz. Burada şu husus da belirtilmelidir ki, kadının erkeğe karşı avret mahalli eller, ayaklar ve yüzü hariç tüm bedenidir. Kadının kadına karşı avret mahalli, diz kapağı ile göbek arasıdır. Zaruret ve ihtiyaç olmadan bu yerlerin dışındaki bölgelerin başka kadınlara veya erkeklere gösterilmesi caiz değildir. Bu itibarla ağda veya lazerle epilasyon yaptırmak isteyen kişinin, erkek olsun kadın olsun yabancı bir kişiye avret mahallini açması helal olmadığı gibi, bu işlemi uygulayan kişinin de bu kısma bakması ve dokunması helal değildir (Merğînânî, el-Hidâye, VII, 187,194-195).

 

 
CEVAP: Midedeki hastalığı tespit amacıyla mideyi görüntülemek veya mideden parça almak için yaptırılan endoskopide, ağız yoluyla mideye tıbbî bir cihaz sarkıtılmakta ve işlem bittikten sonra çıkarılmaktadır. Kolonlardaki hastalığı teşhis etmek amacıyla, bağırsak içini görüntülemek veya parça almak için yapılan kolonoskopide, makattan bağırsaklara cihaz gönderilmekte ve işlem bittikten sonra çıkarılmaktadır. Kolonoskopide, hemen daima, endoskopide de genellikle, incelenecek alanın temizliğini sağlamak amacıyla cihaz içinden su verilmektedir. Endoskopi veya kolonoskopi yaptırmak; makat veya ferçten ultrason çektirmek; yeme, içme anlamına gelmemekle birlikte, çoğunlukla cihaz içinden su verildiği için oruç bozulur. Ancak söz konusu işlemlerde cihazların kullanımı sırasında sindirim sistemine su, yağ ve benzeri gıda özelliği taşıyan bir madde girmemesi durumunda endoskopi, kolonoskopi yaptırmak, makat veya ferçten ultrason çektirmek orucu bozmaz (DİYK 22. 09. 2005 tarihli karar; bkz. Kâsânî, Bedâî´, II, 98; İbn Âbidîn, Reddü´l-muhtâr, III, 367, 369, 376).
 
 
 
CEVAP: Bazı kalp rahatsızlıklarında dil altına konulan hap, doğrudan ağız dokusu tarafından emilip kana karışarak kalp krizini önlemektedir. Söz konusu hap ağız içinde emilip yok olduğundan mideye bir şey ulaşmamaktadır. Bu itibarla, dilaltı hapı kullanmak orucu bozmaz (DİYK 22. 09. 2005 tarihli karar).
 
 
 
CEVAP: İğnenin orucu bozup bozmayacağı, kullanılış amacına göre değerlendirilebilir. Ağrı dindirmek, tedavi etmek, vücudun direncini artırmak, gıda vermek gibi amaçlarla enjeksiyon yapılmaktadır. Gıda ve keyif verici olmayan enjeksiyonlar, yemek ve içmek anlamına gelmediklerinden orucu bozmazlar. Ancak gıda ve/veya keyif verici enjeksiyonlar orucu bozar (DİYK 22. 09. 2005 tarihli karar). Şeker hastalarının kullandıkları insülin iğnesi bu nitelikte olmadığı için orucu bozmaz. Diğer yandan ehil doktorların, oruç tutmasının sağlık açısından zararlı olacağı teşhisini koyduğu bir hasta, Ramazan´da oruç tutmayabilir. Böyle bir kişi, eğer iyileşme ihtimali varsa orucunu daha sonra kaza etmek üzere bırakır; böyle bir ihtimal yoksa Ramazan ayının her günü için birer fidye verir. İnsüline bağımlı olarak yaşayan hastaların da oruç tutmaları sağlıklarına zarar veriyorsa oruç tutmayabilirler. Tutamadıkları oruçlarının sayısınca her gün için bir fidye verirler.
 
 
 
CEVAP: Oruçlu iken rüyada ihtilam olmak orucu bozmaz, gusletmeyi geciktirerek cünüp olarak sabahlamak da oruca bir zarar vermez (el-Fetâva´l-Hindiyye, I, 220). Ancak guslü sabah namazı vaktinin çıkmasına kadar ertelemek günahtır. Çünkü bu durumda namaz terk edilmiş olur (İbn Âbidîn, Reddü´l-muhtâr, III, 372). Nitekim Hz. Peygamberin (s.a.s.) Ramazanda imsaktan sonra sabah namazı vakti içinde yıkandıkları bilinmektedir (Buhârî, Savm, 25)
 
 
 

CEVAP: Ağrı kesici, ateş düşürücü olarak veya diğer bazı amaçlarla makattan; mantar ve bazı kadın hastalıklarının tedavisinde ferçten fitil kullanılmaktadır. Lavman, tıbbî operasyon öncesi veya kabızlıkta kalın bağırsakta bulunan dışkının, anüsten içeriye sıvı verilerek dışarı çıkarılmasıdır. Sindirim sistemi, ağızla başlayıp anüsle sona eren, sindirim borusu ile sindirim bezlerinden oluşur. Sindirim borusu ise, ağızla başlar. Ağzın gerisinde yutak bulunur. Sonra yemek borusu, mide, ince bağırsak, kalın bağırsak, rektum ve anüs gelir. Sindirim ince bağırsaklarda tamamlanmaktadır. Kalın bağırsaklarda ise, sadece su, glikoz ve bazı tuzlar emilmektedir. Kadının ferci ile sindirim sistemleri arasında ise bir bağlantı bulunmamaktadır. Bu itibarla kadınların fercinden kullanılan fitiller, orucu bozmaz. Makattan kullanılan fitiller ise, her ne kadar sindirim sistemine dâhil olmakta ise de, sindirim ince bağırsaklarda tamamlandığı, fitillerde gıda verme özelliği bulunmadığı ve makattan fitil almak, yemek ve içmek anlamına gelmediği için, orucu bozmaz. Lavman yaptırmak konusunda ise, iki durum söz konusudur; kalın bağırsaklarda su, glikoz ve bazı tuzlar emildiği için, gıda içeren sıvının bağırsaklara verilmesi veya orucu bozacak kadar su emilecek şekilde verilen suyun bağırsakta kalması durumunda oruç bozulur (Merğînânî, el-Hidâye, II, 263). Ancak, suyun bağırsaklara verilmesinden sonra bekletilmeyip bağırsakların hemen temizlenmesi durumunda, verilen su ile birlikte bağırsaklarda bulunan dışkının dışarıya çıkarıldığı ve bu esnada emilen su da, çok az olduğu için oruç bozulmaz (DİYK 22. 09. 2005 tarihli karar).

 

 
CEVAP: Oruçlu olan kimse orucu bozacak şeylerden kaçındığı gibi orucun sevabını azaltacak şüpheli durumlardan da kaçınmalıdır. Ramazanda oruçlu olduğunu bile bile cinsel ilişkide bulunmakla oruç bozulur, hem kaza ve hem de keffâret gerekir (Buhârî, Savm, 30). Eşlerin birbirlerini öpmeleri veya sarılmalarıyla oruçları bozulmaz. Ancak bu durumda boşalma meydana gelirse oruç bozulur ve güne gün kaza gerekir (Merğınânî, el-Hidâye, II, 256).
 
 
 

CEVAP: Nikotin bandı orucu bozmaz. Kural olarak orucu bozan şeyler, vücuda normal yollarla giren maddeler ve cinsel ilişkidir. Vücuda sürülen yağ, merhem gibi maddeler, deri üzerindeki gözenekler ve deri altındaki kılcal damarlar yoluyla emilerek kana karışmaktadır. Ancak cildin bu emişi, çok az ve yavaş olmaktadır. Diğer taraftan bu işlem yeme, içme ve beslenme anlamına da gelmemektedir (Bak. Merğînânî, el-Hidâye, II, 263-264; Kâsânî, Bedâî´, II, 98; İbn Âbidîn, Reddü´l-muhtâr, III, 366-367).

 

 
CEVAP: Oruç; yemek, içmek, cinsel ilişki ve bunların kapsamına giren şeylerle bozulur. Bu sebeple, besin değeri taşımayan aşılar orucu bozmaz. Tedavisi devam eden hastalar, sağlıklarına kavuşup tedavileri sona erinceye kadar oruçlarını erteleyebilirler. Bununla birlikte, Ramazan ayında herkesle birlikte oruca devam etmeyi arzu ediyorlar ve oruç tutmalarına da başka bir engel bulunmuyorsa iğnelerini iftardan sonra yaptırmaları yerinde olur. Bu imkâna sahip olmayanlar, tedavi ve aşı amaçlı iğne yaptırabilirler. Ancak, oruçlu iken gıda ve vitamin iğneleri yaptıranların, ağızdan aşı alanların damardan serum ve kan verilenlerin orucu bozulur. Daha sonra bu oruç kaza edilir.
 
 
 
CEVAP: Ramazan´da oruçlu iken kan verenin orucu bozulmaz (İbn Kudâme, el-Muğnî, IV, 50-52). Vücuda kan almak ise, beslenme, gıda alma kapsamına girdiği için orucu bozar. Kan vermenin orucu bozup bozmaması ile ilgili olarak birbirine zıt iki rivayet vardır. Bunlardan birine göre Hz. Peygamber (s.a.s.), “Hacamat yapanın ve yaptıranın (vücuttan tedavi maksadıyla kan alanın ve aynı amaçla vücudundan kan aldıranın) orucu bozulur.” (Ebû Dâvûd, Savm, 28) buyurmuştur. Öte yandan Resûlullah´ın (s.a.s.) oruçlu iken hacamat yaptırdığı rivayet edilmiştir (Buhârî, Savm, 32; Ebû Dâvûd, Savm, 29). Bu iki hadisi birlikte değerlendiren bilginlerin çoğu, birinci hadisi “Hacamat yapan kişinin, kanı özel alet ile emerken ağzına kaçırabileceği, hacamat yaptıran ise kan verdiği için zayıf düşerek hasta olabileceği için oruçları bozulma tehlikesi ile karşı karşıya kalır.” şeklinde yorumlamış ve ikinci hadisi esas alarak kan vermenin orucu bozmayacağı sonucuna varmışlardır.
 
 
 
CEVAP: Oruç, bir şey yemek, içmek ve cinsel ilişkide bulunmaktan dolayı bozulur. Makyaj, saç boyamak ve saç bakımı bu kapsamda olmadığından orucu bozmaz.
 
 
 
CEVAP: Tedavi amacıyla buruna damlatılan ilacın bir damlası, yaklaşık 0, 06 cm3 tür. Bunun bir kısmı da burun çeperleri tarafından emilmekte, çok az bir kısmı mideye ulaşmaktadır. Bu da, mazmazadan ( ağzı su ile çalkalamadan) sonra ağızda kalan rutubette olduğu gibi orucu bozacak düzeyde görülmemiştir. Kaldı ki bu işlem yeme içme yani gıdalanma anlamı da taşımamaktadır. Dolayısıyla burun damlası orucu bozmaz (DİYK 22. 09. 2005 tarihli karar).
 
 
 

CEVAP: Sırf diş tedavisi sebebi ile oruç bozulmaz. Tedavinin ağrısız gerçekleşmesi için yapılan enjeksiyonlar da beslenme amacı taşımadığı için orucu bozmazlar. Ancak tedavi sırasında yapılan başka işlemler sebebi ile -mesela ağız su ile çalkalanırken- boğaza su, kan veya tedavide kullanılan maddelerden biri kaçarsa oruç bozulur ve kaza edilmesi gerekir.

 

CEVAP: Ağız ve burundan su kaçırmamak kaydıyla denize girmekle oruç bozulmaz. Fakat denize giren kimse, yüzme esnasında gelen dalgalar karşısında veya başka bir şekilde su yutabilir. Bu itibarla oruçlu iken denize girmekten kaçınmak daha ihtiyatlıdır.

 

 

CEVAP: Boğaza su kaçırmadan ağzı su ile çalkalamak orucu bozmadığı gibi diş fırçalamakla da oruç bozulmaz (el-Fetâva´l-Hindiyye, I, 220). Bununla birlikte, diş macununun veya suyun boğaza kaçması hâlinde oruç bozulur. Orucun bozulma ihtimali dikkate alınarak, dişlerin imsakten önce ve iftardan sonra fırçalanması, oruçluyken fırçalanacaksa macun kullanılmaması uygun olur.

 

CEVAP: Müslüman her zaman ve her yerde haramlardan sakınmalı, başta oruç olmak üzere ibadetle geçirilen Ramazan ayında ise daha da dikkatli davranmalıdır. Oruçlu kimsenin tüm günahlardan sakınarak oruç ibadetinin maksadına uygun hareket etmesi gerekir. Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmaktadır: “Her kim yalan söylemeyi ve yalanla amel etmeyi bırakmazsa, o kimsenin yemesini içmesini bırakmasına Allah´ın hiçbir ihtiyacı yoktur.” (Buhârî, Savm, 8). Oruçlu olan kimsenin yalan konuşmaktan ve yalanla iş yapmaktan uzak durduğu gibi gıybet, kötü söz söylemek, kul hakkı yemek, harama bakmak, kumar oynamak vb. yasak davranışlarda bulunmaktan da uzak durması gerekir.

 

CEVAP: Coğrafi irtifa farklarının etkisinden dolayı akşam namazı vaktinin girişi için takvimlerde belli bir ihtiyat payı öngörülmüştür. Buna göre takvimin gösterdiği güneşin batma vaktinden iki-üç dakika önce akşam namazına başlanması veya iftar edilmesi halinde namaz ve oruç geçerli olur.

 
CEVAP: Ramazan´da sefer mesafesi (en az 90 km.) bir yere gitmek için yola çıkacak olan kimse, geceden oruca niyet etmeyebilir. Fakat niyet ettikten sonra gündüzün yolculuğa çıksa bu yolculuk esnasında meşru başka bir mazereti bulunmazsa orucunu bozmamalıdır. Başlanan bir ibadetin mazeret yoksa tamamlanması gerekir. Sefer bir mazeret olduğu için, eğer orucunu seferîliği başladıktan sonra bozarsa kendisine keffâret gerekmez, sadece kaza gerekir. (İbn Âbidîn, Reddü´l-muhtâr, III, 402-405). Hz. Peygamberin (s.a.s.) Mekke´nin fethi için sefere çıktığında oruçlu iken, Kadîd denilen yere varınca orucunu bozması (Buhârî, Savm, 34; Müslim, Sıyâm, 88) savaş şartlarının gereği olarak değerlendirilebilir.
 
 
 

CEVAP: Namaz ve oruç gibi vakte bağlı ibadetlerin vakitlerinin tamamının veya bir kısmının teşekkül etmediği kutup bölgelerinde bu ibadetler, vakitlerin normal teşekkül ettiği en yakın bölgenin vakitleri veya diğer şer´î kıstaslar dikkate alınarak takdir yoluyla edâ edilir (İbn Âbidîn, Reddü´l-muhtâr, II, 18-23). Hz. Peygamber kıyamet yaklaştığında günlerin uzayacağını, bir günün bir yıl, bir günün bir ay, bir günün bir hafta kadar süreceğini söyledikten sonra o günlerde namazların takdir edilerek yani kıyaslamalar ve ölçümlerle vakitleri öngörüp/belirleyip buna göre kılınacağını bildirmiştir (Ebû Dâvûd, Melâhim, 14).

 

CEVAP: Seyahate çıkan kişilerin, imsak ve iftarları o anda bulundukları yere göre yapmaları gerekir. Uçakla seyahat eden oruçlu kişiler de, uçuş esnasında uçağın üzerinde bulunduğu yere göre imsak ve iftar yapmalıdırlar. Ancak çok hızlı uçaklarla kıtalar arası yolculuk yapılması durumunda, imsak ile iftar arasında süre, anormal ölçüde kısa veya uzun olabilmektedir. Bu durumda, yolculuk yapacak kişi orucunu kazaya bırakabilir. Ancak oruca başlamış ise, bir takdir yaparak (mesela oruç tutmaya başladığı yerin akşam vaktinde) iftar edebilir.

CEVAP: Oruç, imsak (fecr-i sâdık) vaktinden güneşin batımına kadarki süre içinde yeme, içme ve cinsel ilişkiden, ibadet niyetiyle uzak durmaktır. Yani oruç gündüz tutulur. Ramazan geceleri için yeme, içme ve cinsel ilişki yasağı söz konusu değildir. Dolayısıyla iftar ile imsak arasında yemek, içmek ve eşlerin cinsel ilişkide bulunmasında bir sakınca yoktur. Nitekim Kur´an-ı Kerim´de şöyle buyurulmaktadır: “Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı.” (Bakara, 2/187).

CEVAP: Orucun sahih/geçerli olması için, “oruç tutmaya niyet etmiş ve orucu bozacak şeylerden kaçınmış olmak” şarttır. Gündüzleri az veya çok uyumak, orucun sıhhatine zarar vermez. Bununla birlikte orucun vereceği sıkıntılardan uzak kalmak ve onları hissetmemek kastıyla, gerekli olmadığı hâlde Ramazan günlerinde uzun süreli uyumanın, orucun hikmetiyle bağdaşmayacağı da unutulmamalıdır.

 

CEVAP: Uzman bir doktorun, oruç tutmasının sağlık açısından zararlı olacağı teşhisini koyduğu bir hasta, Ramazan´da oruç tutmayabilir (İbn Âbidîn, Reddü´l-muhtâr, III, 404). Şayet hastalığı geçici ise tutmadığı oruçlarını iyileşince kaza eder. Hastalığı kalıcı ise tutamadığı oruçlar için fidye verir. Konuyla ilgili âyet-i kerimede şöyle buyrulmaktadır: “Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse), o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.” (Bakara, 2/184). Fidye verecek gücü olmayanlar ise bu imkânı buluncaya kadar dinen sorumlu olmazlar (İbn Kudâme, el-Muğnî, IV, 396).

CEVAP: Ramazan orucu, ergenlik çağına ulaşmış ve akıl sağlığı yerinde her müslümana farzdır. Mazeretsiz olarak oruç tutmayanlar büyük günah işlemiş olurlar. Zira Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Bir kimse, Allah´ın tanıdığı bir ruhsat olmadan, Ramazan´da bir gün orucunu tutmazsa, bütün yılın orucu bile o günün yerini tutmaz.” (Ebû Dâvûd, Savm, 38; bkz. Buhârî, Savm, 29) Ailesinin rızkını temin etmek için ağır işlerde çalışmak zorunda olup da, oruç tutmaları sağlığına zarar verenlerin o günlerde oruç tutmayıp daha sonra kaza edebilecekleri, kaza etme imkânlarının olmaması durumunda ise her gün için bir fidye vermeleri şeklinde görüşler vardır (İbn Âbidîn, Reddü´l-muhtâr, III, 401). Ancak çok ağır olmayan günlük işlerde çalışmak orucu terk için özür sayılmaz. Kur´an-ı Kerim´de şöyle buyurulur: “Öyle erkekler vardır ki, onları ne bir ticaret, ne bir alışveriş, Allah´ı anmaktan, namazı dosdoğru kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyamaz. Onlar, dehşetinden kalplerin ve gözlerin ters döneceği günden korkarlar.” (Nûr, 24/37).

 
 
 







Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Diyanet İşleri Başkanı hakkında suç duyurusu!
Diyanet İşleri Başkanı hakkında suç duyurusu!
Halkın Kurtuluşu Partisi Diyanet İşleri Başkanı Hakkında suç duyurusunda bulundu
Diyanet O Görüşme İçin Tamamen İnsani Dedi
Diyanet O Görüşme İçin Tamamen İnsani Dedi
Diyanet´ten Kadir Mısıroğlu ziyaretiyle ilgili açıklama: İnsani duygularla.
Diyanet´e 8 Bin 489 Kadro
Diyanet´e 8 Bin 489 Kadro
Diyanet İşleri Başkanlığı için 8 bin 489 yeni kadro açıldı
Mevlid Kandili Ne Zaman?
Mevlid Kandili Ne Zaman?
Mevlid Kandili ayın kaçında hangi gün 19 Kasım´da ne oldu?
Çamlıca Camii Açılışa Hazırlanıyor
Çamlıca Camii Açılışa Hazırlanıyor
Çamlıca Camisi için geri sayım başladı
AİHM´den Flaşh Hz.Muhammed Kararı
AİHM´den Flaşh Hz.Muhammed Kararı
AİHM´den ´Hazreti Muhammed´e hakaret´le ilgili flaş karar
Müftü atamaları Resmi Gazete´de yayımlandı
Müftü atamaları Resmi Gazete´de yayımlandı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan´ın bazı illerin müftülüklerine yönelik yaptığı atama ve görevden almalara ilişkin kararlar, Resmi Gazete´de yayımlandı
Diyanet´in Kararı ,O Cemaati Kızdırdı
Diyanet´in Kararı ,O Cemaati Kızdırdı
Diyanet´ten Yeni Asyacıları kızdıran Said Nursi kararı
Cübbeli Hoca:Trump Allah´ın Tokadı
Cübbeli Hoca:Trump Allah´ın Tokadı
Cübbeli Ahmet tehlikeyi haber veriyorum deyip uyardı!
Erbaş: “Yüce Allah, bizleri ilahi bir fermanla birbirimize kardeş kılmıştır”
Erbaş: “Yüce Allah, bizleri ilahi bir fermanla birbirimize kardeş kılmıştır”
Erbaş,40 müslüman ülkenin temsilcileri ile buluştu
Arafat´ta Duygusal Anlar
Arafat´ta Duygusal Anlar
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş´tan Arafat´ta vakfe duası!
Bayram Namazı Saat Kaçta Kılınacak.İşte İl İl Namaz Vakitleri:
Bayram Namazı Saat Kaçta Kılınacak.İşte İl İl Namaz Vakitleri:
İstanbul´da bayram namazı saat kaçta? 2018 İstanbul bayram namazı saatleri.
KYK 3000 İşçi Alacak
KYK 3000 İşçi Alacak
KYK, 406´sı Engelli ve 330´u Eski Hükümlü Olmak Üzere 3000 işçi alacak
Diyanet´e 9 bin 500 kişi alınacak
Diyanet´e 9 bin 500 kişi alınacak
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, ´Geçtiğimiz 6 ay öncesinde 3 bin Kuran kursu öğreticisi aldık. 6 bin imam aldık, 500 müezzin aldık. 9 bin 500 kişi. İnşallah önümüzdeki aylarda bir 9 bin 500 kişiyi daha kadrolarımıza katmış olacağız.´ dedi.
Eyüpsultan Belediyesi 25 zabıta memuru alacak
Eyüpsultan Belediyesi 25 zabıta memuru alacak
İstanbul Eyüpsultan Belediyesi 25 zabıta memuru alacak
İŞKUR 2 Bin 219 Personel Alacak
İŞKUR 2 Bin 219 Personel Alacak
İŞKUR, bin 78 büro personeli, bin 141 İMD olak üzere toplam 2 bin 219 sözleşmeli personel alacak.
KTÜ 15 Personel Alacak
KTÜ 15 Personel Alacak
Karadeniz Teknik Üniversitesi 15 Akademik Personel Alacak
Sözleşmeli 200 personel alacak
Sözleşmeli 200 personel alacak
Adli Tıp Kurumu sözleşmeli 200 personel alacak
Adalet Bakanlığı 14 bin 444 personel alacak
Adalet Bakanlığı 14 bin 444 personel alacak
Adalet Bakanlığı binlerce personel almak için ilana çıktı
Uludağ Üniversitesi Eleman Alacak
Uludağ Üniversitesi Eleman Alacak
O üniversite 149´u hemşire toplam 191 sağlık personeli alacak!
Göç İdaresi Genel Müdürlüğü 335 Sözleşmeli Personel Alacak
Göç İdaresi Genel Müdürlüğü 335 Sözleşmeli Personel Alacak
Göç idaresi personel alımı için ilana çıktı.
Tarım İşletmeleri sözleşmeli 150 personel alacak
Tarım İşletmeleri sözleşmeli 150 personel alacak
TARIM İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATINDA
Aile Bakanlığı 155 Personel Alacak
Aile Bakanlığı 155 Personel Alacak
Aile Bakanlığı, 20 ilde, proje kapsamında 155 personel alacak
Kara Kuvvetleri Uzman Erbaş Alacak
Kara Kuvvetleri Uzman Erbaş Alacak
Milli Savunma Bakanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı Uzman Erbaş alım ilanı yayınladı
TÜM İLANLAR
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İstanbul
Bulutlu
Bugün
12 / 8 °C
Sağanak
Cumartesi
12 / 9 °C
Sağanak
Pazar
15 / 11 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Fırınlara önceden yapılmış yemeklerin kokuları sinebilir, bu eski yemek kokuları fırına kötü koku verecektir. Fırındaki kötü kokuyu almak için yarısına kadar su geri kalan kısmında Sirke koyacağımız bir tavayı fırında bir kaç dakika ısıtın. Bir kaç dakika bekletilen sirkeli suyu soğutmaya bırakın

Kötü koku oluşmuş fırınlar
Tanımadan nefret edeceğiniz tek kişi;Sevdiğiniz kişinin,sevdiği kişidir

Eiffel Kulesi´nin tepesine çıkana kadar 1792 basamak vardır

TARİİHİ ESERLER
2002 Cumhurbaşkanı Sezer, AK Parti Kayseri Milletvekili Abdullah Gül´ü, hükümeti kurmakla görevlendirdi.